Pi Network Türkiye topluluğundan protesto: “Sesimiz artık duyulmalı”
Pi Network Türkiye topluluğu, geliştiricilerin topluluk taleplerinin görmezden gelindiğini belirterek sosyal medya üzerinden bir protesto yapmak adına çağrıda bulundu. Türkiye topluluk, 3 Nisan 2025 tarihinden itibaren Pi'ye ilişkin resmi hesapları takipten çıkmaya başladı.
Yayınlanma: 05-04-2025 11:30 Son güncellenme: 05.04.2025 - 11:44
Pi Network Türkiye topluluğu, uzun süredir projeye emek veren öncülerinin taleplerinin görmezden gelindiğini belirterek 3 Nisan 2025 tarihinden itibaren X hesapları üzerinden geliştiricileri protesto edeceklerini duyurdu. Projenin ilk günlerinden bu yana ağı büyütmek, kullanıcı sayısını artırmak ve ekosisteme katkıda bulunmak için çabalayan topluluk üyeleri, artık yöneticilerin kendilerini dikkate almadığını savunarak bu protesto kararını aldıklarını duyurdu.
Hali hazırda 18.000’den fazla üyeye sahip olan X hesabı, Türkiye’deki büyük Pi Network kullanıcılarının da protestoya dahil olmasına ilişkin çağrı yapıyor.
Topluluk, karar alma süreçlerinden dışlanmaktan, ana ağ (mainnet) sürecine dair belirsizliklerden ve topluluğun görüşlerinin göz ardı edilmesinden şikayetçi. Pi Network’ün “topluluk odaklı” felsefesine rağmen, son dönemde atılan adımların bu anlayıştan uzaklaştığına dikkat çeken üyeler, artık ciddi bir uyarı niteliğinde olan “takip bırakma” eylemine başladıklarını duyurdu.
Açıklamada, yıllardır verilen emeğin karşılığının görülmediği ve sürecin şeffaf yürütülmediği vurgulanan konular arasında. Ayrıca, Pi Network’ün sürdürülebilirliği açısından toplulukla daha katılımcı ve açık bir iletişim kurmasının kaçınılmaz olduğu ifade edildi.
Türkiye topluluğunun çağrısı, yalnızca platforma yönelik bir tepki değil, aynı zamanda daha adil ve kapsayıcı bir yönetim talebi olarak öne çıkıyor. Protestonun, karşılık bulmaması halinde büyüyerek daha geniş bir hareket haline geleceği belirtiliyor.
Pi Network’ün farklı ülkelerdeki kullanıcıları ve toplulukları da daha önce benzeri problemlere dikkat çekmiş, geliştiricilerin doğru kararları almaması halinde de daha derin problemler yaşanacağına ilişkin görüş belirtmişlerdi.